Müziğe 6 yaşında klasik batı müzikçi Emin Tarakçı Hoca’dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. 7 yaşında bağlama ve Türk Halk Müziği dersleri almaya başladı. 10 yaşında ilk beste çalışması olan Kara Kaşlı Esmerdi Kim Bilir Kimi Sevdi isimli eseri yaptı.
~~
13 yaşında Türk Sanat Müziği ve tambur eğitimi almaya başladı. Ortaokul ve lise yıllarında Samsun, Edirne ve İstanbul musiki cemiyetlerinde yaylı tambur, THM cemiyetlerinde ise bağlama çaldı. Samsun ve İstanbul’da halk evlerinin kuruculuğunu yaptı. Kendi açtığı müzik dershanelerinde öğretmenlik yaptı.
~~
İlk profosyonel bestesi Ruhumda Titreyen Sonsuz Bir Alevsin’i 14 yaşında yaptı.
~~
16 yaşından itibaren jazz ve rock müziği ile ilgilenmeye başladı, batı nefesli sazlardan oluşan orkestralarda tenor sax çalarak görev yaptı. Istanbul’a gelerek konservatur sınavlarına girdi ve kazandı. İcra heyetinde 4 yıl görev yaptıktan sonra konservatuardan ayrıldı. Vatani görevini bahriyeli olarak sürdürdüğü yıllarda bandoda saksafon çalmaya devam etti.
~~
20 yaşında TRT Ankara, 22 yaşında TRT İstanbul Radyosu sınavlarına girdi. Ankara radyosundan İstanbul radyosuna geçerek 10 ay çalıştı, kendi isteği ile ayrıldı.
~~
1966′da Türkiye çapında yapılan bağlama çalma yarışmasında Arif Sağ ve Çinuçen Tanrıkorur ile birlikte derece aldı.
~~
Arif Sağ ile birlikte 1966-1968 arası dönemde Muzaffer Akgün, Yıldız Tecan, Ahmet Sezgin, Şükran Ay, Sabahat Akkiraz, Nuri Sesigüzel gibi birçok sanatçıya bağlama çaldı. Bu dönem içinde Kızılırmak Karakoyun, Ana, Kuyu gibi Türk filmlerinin müzik direktörlüğünü yaptı. İstanbul’daki halk evlerinde Abdullah Nail Bayşu, İsmet Sıral, Burhan Tonguç, Erkin Koray, Ömer Faruk Tekbilek, Vedat Yıldırımbora, Özer Şenay, Neşet Ertaş gibi sanatçılarla sık sık bir araya gelip müzik yaparak gelecekte kendi ortaya koyacağı müziksel sentezin ilk meyvelerini verdi. Ağlıyorum Yana Yana, Gönül bağları, Yıldız Akşamdan Doğarsın, Neredesin Leylâ’m gibi türkü plakları çıkardı. Sevemedim Karagözlüm, Sabır Taşı, Koca Dünya gibi besteleri çeşitli sanatçılar tarafından okunmaya, sanat dünyasında adı besteci ve bağlama virtüözü olarak duyulmaya başlandı.
~~
Türkü plâklarından sonra, 1968 yılında ilk serbest çalışmalar plâğı Sensiz Bahar Geçmiyor/Başa Gelen Çekilirmiş’i çıkardı.Bundan sonra Topkapı Plak ve İstanbul Plak’tan seri olarak plaklar çıkarmaya devam etti. 1969 yılında çıkardığı Bir Teselli Ver/Yorgun Gözler 45′liği ile Türkiye çapında ün yaptı. Bestekâr ve enstrümanist kimliğinin yanı sıra, yorumcu kimliği ile ön plana çıkmaya başladı. Ben Eski Halimle Daha Mesuttum, Hor Görme Garibi, Severek Ayrılalım, Ümit Şarkısı, Sevenler Mesut Olmaz gibi plaklara imza attı.
~~
1972 yılında Yaşar Kekeva ile birlikte Kervan Plak şirketini kurdu, şirketin yöneticisi oldu. Kervan Plak, Türkiye’nin ilk yerli sermayeli plak şirketiydi. Bünyesine Erkin Koray, Ajda Pekkan, Muazzez Abacı, Mustafa Sağyaşar, Ahmet Özhan, Kamuran Akkor, Semiha Yankı, Samime Sanay, Neşe Karaböcek, Bedia Akartürk, Nil Burak, Ziya Taşkent, Semiramis Pekkan, Ferdi Özbeğen gibi starları alan Kervan Plak ,dönemin plak piyasasının en güçlü şirketlerinden biri oldu.
~~
Orhan Gencebay, bugüne kadar 36 sinema filminde başrol oynadı, 90′a yakın filmde müzik direktörlüğü yaptı.
~~
1000′den fazla bestesi bulunan Orhan Gencebay, bunların 400′e yakınını kendisi seslendirdi.
~~
Orhan Gencebay’ın yaptığı çalışmalara TRT denetleme kurulunca arabesk dendiyse de, Orhan Gencebay bu değerlendirmeyi “yanlıştır ve eksiktir” diyerek kabul etmedi.
~~
Yasal olarak 60 milyon civarı plak ve kaset tirajı olan Orhan Gencebay’ın, korsan üretimlerin yasal üretimlerden 2 kat fazla olduğu düşünülürse, yasal olmayan üretimlerle birlikte 200 milyon civarı tirajı olduğu tahmin ediliyor.Bu da; dünyanın sayılı tiraj rakamlarındandır.
~~
Beyaz Kelebekler grubunun da eski solisti olan ses sanatçısı Azize Gencebay’dan boşanan Orhan Gencebay’ın Sevim Emre ile 30 yılı aşkın bir süredir resmî birlikteliği devam etmektedir. Oğlu Altan Gencebay halen Kervan Plak prodüktörlüğünü yürütmektedir.
Müzisyen, şarkıcı. Gerçek adı Müslüm Akbaş’tır. Hayranları tarafından Müslüm Baba olarak anılmaktadır. Arabesk müziğin en başarılı isimlerinden biri olarak kabul edilen Gürses, özellikle 90’lı yıllarda bir fenomen haline gelmiş, konserlerinde jiletle kendisine zarar veren fanatik hayranları nedeniyle büyük tartışma konusu olmuştur. İlerleyen yıllarda müzikal kimliği değişmiş, farklı türlerde eserler ortaya koymuş olan sanatçı, Teoman ve Sezen Aksu şarkılarını da seslendirmiş, ünlü yazar Murathan Mungan’ın sözlerini yazdığı ve tamamı yabancı şarkıların cover’larından oluşan “Aşk Tesadüfleri Sever” isimli albümü çıkarmıştır.
~~
7 Mayıs 1953’te Urfa’nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde dünyaya geldi. Babası Mehmet Akbaş, annesi Emine Akbaş’tı. Zeyno ve Ahmet isimlerinde iki kardeşi olan Gürses’in babası çiftçilikle uğraşıyordu ve bağlama çalıyordu. İlkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. Sesiyle küçük yaşlarda dikkat çeken Gürses kendisiyle yapılan bir röportajda o dönemle ilgili olarak şunları söyleyecekti;
~~
İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana’da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu’nda sanatçı oldum.
~~
1968 yılında albüm yapmak için İstanbul Kanatlarımın Altında’a gelen şarkıcının Emmioğlu/Ovada Taşa Basma isimli plağı üç yüz bin satış yaparak o dönem için büyük başarı kaydetti. Gün geçtikçe tanınan Gürses, şöhretinin ilk yıllarında çıktığı Anadolu turnesi sırasında büyük bir kaza geçirdi. Alın kemiği kırılan sanatçı yaşadıklarını daha sonra şu şekilde dile getirecekti:
~~
O kazada şoför öldü… Beni de öldü sanmışlar zaten… Sonra alıp hastaneye götürmüşler… Ben ölümü yaşadım aslında… Bana göre yeniden hayata dönmüş olmam, Allah’ın bir lütfudur. Alın kemiğim un ufak olduğu için en küçük bir darbede ölebilir ya da kör kalabilirim… Ameliyatta alnıma beynimi koruyacak plaka gibi birşey taktılar… O korkunç kazadan sonra koku alma duyumu yitirdim… Hiçbir kokuyu alamıyorum ne yazık ki şimdi… Çok kuvvetli parfümler ispirto kokusu veriyor bana… Ayrıca işitme duyumu da yüzde elli yitirdim… Çok ağır işitirim… Neyse, buna da şükür, yaşıyoruz işte…
~~
Kaza sonrası çıkardığı “Özür diliyorum senden”, “İsyankar”, “Ben insan Değil miyim” gibi albümlerle çıkışını sürdüren sanatçı, arabesk türünde en çok ilgi gören isimlerden biri oldu.
~~
1979 yılında ilk defa İsyankar filmiyle kamera karşısına geçen Gürses, birçok uzun metrajlı filmde daha hayranlarıyla buluşacaktı.
Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu sinema oyuncusu Muhterem Nur’la 1982’de çıktığı Malatya turnesi sırasında karşılaşan şarkıcı, 1985 yılında Nur’la hayatını birleştirdi.
~~
90’lı yılların başında gördüğü büyük ilgi üzerine ortaya çıkan ve Müslümcüler olarak anılan büyük bir fanatik kitlesi şarkıcının konserlerinde kendilerine zarar vermeye başladılar. Müslüm Gürses şarkılarındaki yalnızlık, hayata duyulan öfke ve ayrılık acısı gibi temaların dinleyicisinde yarattığı bu etki giderek bir fenomen halini almıştı. Şarkıcının zaman zaman yaptığı uyarılara rağmen konserlerinde birçok dinleyicisi jilet kullanarak vücuduna zarar veriyordu. Arabeskin içinde bir alt kültür olarak kendini var eden bu durum, Gürses şarkılarına olan ilgiyi körüklüyordu.
~~
90’lı yılların sonlarına doğru şarkıcının konserlerinde gerçekleşen ve ayini andıran bu görüntüler toplumun birçok kesiminden büyük tepki almaya başlamıştı. Gürses, o dönemde çıkardığı albümlerle de eski ilgiyi göremedi ve lüks bir teknenin güvertesinde çekimini gerçekleştirdiği klibi hayranlarının büyük tepki göstermesine neden oldu. Zira dinleyici kitlesi genel olarak kente uyum sağlayamayan, ikinci sınıf insan muamelesi gördüğünü düşünen varoşlardan oluşuyordu. Dolayısıyla bu durum hayranlarında çelişki yaratmıştı. Müslüm Gürses’in o dönemde 15 yıl boyunca albümlerini çıkardığı Elanor plak firmasıyla da yolları ayrıldı.
~~
Az konuşan ve ekranlarda pek fazla görünmeyen sanatçı zaman içinde medyada daha fazla yer almaya başladı. Bu değişim rüzgarları Gürses’in müzisyen kimliğine de yansıyacaktı. Nilüfer’in Olmadı Yar isimli şarkısını yorumlayarak bu değişimin ilk sinyallerini veren şarkıcı, Teoman’ın Paramparça ve Tarkan’ın İkimizin Yerine adlı çalışmalarını da seslendirdi. Gürses kendisini eleştirenlerle ilgili olarak da şu yorumda bulundu:
Son günlerde bir de Arabesk mevzularında ‘’değişime uğradı’’ gibi görüşler türedi! Biz değişmedik… Özümüzde aynıyız… Ufak tefek alt yapı hadisesinde farklılık göründüyse de biz özümüzü muhafaza ediyoruz.Müsterih olsunlar, bir yere kaybolmadık. Tarzımızdan uzaklaşmak gibi bir gayretimiz, çabamız olmadı, olmaz da. Biz o pop şarkıları kendimize has bir şekilde okuyoruz. Herkes müsterih olsun.
~~
Gürses’in, 2006’da yazar Murathan Mungan’la ortak projesi “Aşk Tesadüfleri Sever” müzik marketlerdeki yerini aldı. Mungan’ın sözlerini yazdığı, David Bowie’den Garbage’a, Leonard Cohen’den Jane Birkin’e birçok yabancı müzisyenin bestesini yaptığı şarkıları seslendiren Gürses yine çok konuşuldu.
Ferdi Tayfur 15 Kasım 1947 yılında Adana’da doğmuştur. Babası tiyatro sanatçısı ve dublaj oyuncusudur. Babasının adı Cumali olan Ferdi Tayfur evin en küçük çocuğudur. Babası Ferdi Tayfur’un iyi bir eğitim görebilmesi için elinden geleni yapmaktadır. Fakat kendisi küçükken babası öldürülür ve sanatçımızın okul hayatı başlamadan biter. 10 yaşında iken çiftlikte çalışır ve eve katkıda bulunur. 17 yaşında geldiğinde ise şarkıcı olmak isteyen Ferdi Tayfur İstanbul’a gelir. İlk denemesinde başarıyı yakalayamaz, çünkü o zamanlarda çocuk şarkıcılara fazla ilgi gösterilmiyordu.
~~
Bu denemeden sonra Adana’ya geri dönen Ferdi Tayfur çiftlikte traktör şöförlüğü yapmaya başlar. Bazı filmlerinde hayatının bu kesimlerinden sahneler bulunan Ferdi Tayfur şarkıcı olmak hayallerini devam ettirir. Çukurova’da pamuk taşıyan sanatçımız önce İzmir’de sonra Konya’da çalışmıştır. Aradan geçen iki buçuk yıl içerisinde tekrar İstanbul’a gelen ünlü şarkıcı 25 yaşında iken Zeren Plak ile anlaşmaya varır ve sanatçımızın plak doldurmasına olanak verir. 7. Kırkbeşlik plağı olan Kaderimsin oldukça ilgi görür. Ancak çalıştığı plak şirketi kapanır ve tekrardan işsiz kalır.
~~
Şans yeniden yüzüne gülen Ferdi Tayfur bu kezde Kader plak ile anlaşma yaparak Huzurum Kalmadı adlı şarkısına plak doldurur. Bu plak beklenen satışı gerçekleştirmişir. Sonraki yıllarda Kır Çiçekleri, Bana Gerçekleri Söyle, Postacı, Mahkumların Duası ve Yuregimde Yara Var isimli şarkılarına plak yapan sanatçımız sonraki yıllarda arkadaşı İsmail Mersinli ile birlikte bir plak şirketi kurmaya karar verir. Fakat çeşitli nedenlerden dolayı bu plak şirketi kapatılır. Bu yıllara kadar şanssızlıklar bir türlü yakasını bırakmayan Ferdi Tayfur bu yıllardan sonra Elenor Plak şirketi ile anlaşmaya varır. O şirket ile Bırak şu Gurbeti, Alıştırm, Yad eller ve Çeşme isimli şarkılarının plaklarını yapan sanatımıza artık şans gülmeye başlar.
~~
Sinema dünyası ile tanışmasıda bu yıllarda gerçekleşir. 1976 yılındaki filmi Çeşme’yi çekerken Necla Nazır ile tanışır ve aşık olur.
~~
Hepimizin bildiği gibi arabeskin devleri arasında yer alan Ferdi Tayfur adını o yıllarda duyurmayı başarmıştır. Sonraki zamanlarda Gazinocular ile çalışan Ferdi Tayfur artık şöhret basamaklarını tırmanmaya başlar. Birçok ünlü şarkısını o yıllarda besteleyen ve bunlarla birlikte meşhur olma yolunda çok ciddi başarılar kazanan sanatçımız Türkiye’nin en çok sevilen sanatçılarından birisi olmuştur. Birçok şarkılarına film çeken Ferdi Tayfur film yönetmenliği de yapmıştır. Yüze yakın kaset yapan ve otuzun üzerinde filme imza atan sanatçımız dokuz kezde Altın plak ödülünün sahibi oldu. Son olarak 1982 yılında Ferdifon’u kurarak bundan sonraki kasetlerini bu şirketle yapan sanatçının Konya’da tanıştığı bir kadından bir oğlu ve evliliğinden iki kızı ve 25 yıl boyunca birlikte olduğu Necla Nazır’dan bir kızı vardır.
~~
Not: Kızı 2009 Yılı içerisinde Dünya Evine Girmiştir.
1972 yılında Ankara’da doğan Özcan Deniz, 1977 yılında ailesiyle birlikte Aydın’a yerleşti.
Okula Aydın’da başladı ve eğitimine son verene kadar burada devam etti. Okul çağlarında, müziğe olan tutkusunu farketmek hiç de zor değildi. Öğrenimi süresi boyunca okuldaki aktivitelerde solist olarak yer alıyordu.
~~
Müzikle uğraşmaya karar verip eğitimine son vermesinin ardından, İzmirde şarkı söylemeye başladığında henüz onüç yaşındaydı. İzmirden sonra Antalyada da sahne alan Özcan, Antalyadan sonra İstanbul’a geldi ve bir sene burada kaldı. 18 yaşına geldiğinde İstanbul’dan ayrıldı ve Almanya’ya gitti.
~~
Almanya’da ilk albümü olan “Yine Ağlattın Beni”yi çıkardı. Özcan Deniz, bu arada Prestij Müzik sanatçılarından Yaşar Yağmur aracılığı ile İstanbul’a gelerek firmanın ortaklarından Hilmi Topaloğlu ile tanıştı.
~~
Yapımcıların Özcan’ın sesini beğenmesi ve albüm yapılmasına karar vermesinin ardından kısa bir süre sonra Prestij Müzik imzalı ilk albüm müzik marketlerde yerini aldı:”Meleğim”. Albüm beklenileninde üstünde satış rakamları yakaladı.
~~
“Meleğim”in ardından “Beyaz Kelebeğim” ve “Yalan” adlı albümleri birbirini takip etti. “Yalan” albümünden sonra askerliği nedeniyle çalışmalarına ara verdi.
Ferhat Göçer Şanlıurfa’da doğdu. Öğretmen olan anne ve babasının tayiniyle İzmit’e geldi. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başladı. Bundan iki yıl sonra 1988′de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü ön lisans eğitimini görmeye hak kazandı.
Mecburi tıp hizmetinden dolayı müziğe 1 yıl ara vernek zounrda kalan Göçer, 1994 yılında sahne hayatına “merhaba” dedi. Haydarpaşa Numune Hastahanesi’nde Genel Cerrahi asistanı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü Lisans öğrencisi oldu.
~~
Gene aynı sene, konservatuar arkadaşlarıyla kurduğu “Turkuaz” adlı müzik grubuyla müzik hayatındaki ilk büyük adınımı atıyordu. Zamanla gurup içinde ön plana çıkmaya başlamıştı. 1997 yılında başka bir grupla projelerine devam etme kararı aldı.
~~
Artan tecrübeleriyle repertuarına eski şarkıları ve yabancı halk şarkılarını da kattı. Yakın zamanda ney ve kanunla zenginleştirdiği orkestrasıyla Klasik Türk Müziği’nın yanı sıra opera aryaları, müzikaller, 60′lı yılların İngilizce parçaları, chansonlar, rembetikolar, İngilizce, Fransızca ve Yunanca parçalarda çalarak, çıktığı sahnelerde bambaşka bir rüzgar estirdi.
~~
Klasik batı müziği ile etnik Türk müziğini birleştirerek yorumlayan Ferhat Göçer, Metropol Senfoni Orkestrası ile İstanbul’dan, Diyarbakır’a, Gaziantep’den İzmir ve Ankara’ya uzanan Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle verilen Anadolu Aryaları turnesine Bodrum, Rumeli Hisarı ve Antalya ile devam etti.
~~
2005 yılının kışında Çırağan Q Bar’da sahne alan Ferhat Göçer, yaz sezonunda ise salı geceleri Reina’da sahne aldı.
1971 yılında Bursa’da doğdu.
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, oyunculuk ana sanat bölümü mezunu olan sanatçı, 1993 yılında sanat hayatına başladı.
~~
Tv’de şov programlarında çıkan Şimşek, Bir Demet Tiyatro’daki Kudret tiplemesiyle, geniş kitlelerce tanındı. Bir dönem Şebnem Sönmez’le evlilik yapan sanatçı, Yazı Tura filmiyle bir çok ödül kazanmıştır.
~~
Ödülleri
~~
12. Adana Altın Koza Film Şenliği – 2005, En İyi Erkek Oyuncu, Yazı Tura
11. Ankara Film Festivali – 1999, Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu, Karışık Pizza
11. Ankara Film Festivali – 1999, En İyi Erkek Oyuncu, Yazı Tura
41. Antalya Film Şenliği – 2004, En İyi Erkek Oyuncu, Yazı Tura
24. İstanbul Film Festivali – 2005, En İyi Erkek Oyuncu, Yazı Tura
26. Siyad Türk Sineması Ödülleri – 2004, En İyi Erkek Oyuncu Yazı Tura
~~
Filmografisi
~~
Beyaz Gelincik – 2005
Kapıları Açmak – 2005
Yazı Tura – 2003
Alacakaranlık – 2003
Beşik Kertmesi – 2002
Yeşil Işık – 2001
Yedi Numara – 2000
Karışık Pizza – 1998
Dış Kapının Mandalları – 1998
Bir Demet Tiyatro – 1997
Sihirli Ceket – 1996
Yer Çekimli Aşklar – 1995
Aziz Ahmet – 1994
Gülşen Abi – 1994
Tersine Dünya – 1993
Funda Arar 1975 yılında Ankara’ da doğdu. İlkokulu Ankara’da, ortaokul ve lise öğrenimini babasının görevi nedeni ile Muğla ile Adapazarı’ nda tamamladı.
~~
Müziğe olan yeteneği çok küçük yaşlarda keşif edilen Funda Arar, ilkokul üçüncü sınıftan beri mandolin ve solfej dersleri almaya başladı. 1992′ de İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı sınavını ilk beşe girerek kazandı. Okulu bitirdikten sonra 2 yıl süreyle müzik eğitmenliği ve sahne çalışmaları gerçekleştirdi.
~~
2000 yılı Mart ayında sessiz sakin görünümlü hüzünlü genç bir kız üzerinde siyah bir manto güvercinler arasında “ sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında / yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum / yolumun karanlığa karışan noktasında / sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum” diye haykırıyordu. Necip Fazıl Kısakürek’ in şiiri “Kaldırımlar” şarkı olmuş ve Tüm Türkiye Funda Arar’ ı bu şarkı ile tanımıştı. Güçlü sesi ve usta yorumu ile dikkatleri üzerine çekmişti.
~~
Bu hüzünlü şarkıdan sonra Funda Arar “Aysel” ile bizi 11200’ lere götürdü. O yılların atmosferinde ustaca Tango yapıyordu. Ardından “Sonu Yok Bu Aşkın” ile Funda Arar bu kez bir kumsalda hüznü ve yalnızlığı anlattı. 2001 yılının Şubat ayında ise Kıraç ile birlikte yaptığı düet albüm ile karşımıza çıktı. İlk kliplenen şarkı “Sevgiliye” oldu bu albümde. “Sevgiliye albümünün diğer özelliği ise Funda Arar’ ın bestecilik yönünü ortaya koyduğu ilk çalışma olmasıydı. Sözleri ve Müziği Funda Arar’a ait olan “Seni Düşünürüm” ün klibinin yayına girmesi ile birlikte çok daha geniş kitleler Funda Arar’ı tanıdı ve takdir etti.
~~
Funda Arar’ ın 2002 Mart ayında II. solo albümü olan Alagül Albümünü çıkardı. Bu albümünden ‘’Alagül’’ ‘’Seninim’’ ‘’Belki Bir Gün’ ‘’Arapsaçı ‘’ ve “Affet” isimli şarkılara klip çekildi.
~~
Bu albüm ile birlikte 2002 ve 2003 yıllarında Üniversitelerin Bahar şenlikleri, festivaller ve bayi toplantıları içeren yoğun konser programları gerçekleştirdi.
~~
Magazin Gazetecileri Derneği’nden 2002 yılında Kıraç ile birlikte yaptığı Sevgiliye Albümü ile en iyi çıkış yapan sanatçı ödülü kazandı.
~~
2003 yılının ekim ayında 3. solo “Sevda Yanığı” Albümü ile dinleyenlerine bir kez daha ulaştı. Bu albümü ile hayran kitlesini arttıran sanatçı, müzik dünyasında kalıcı olduğunu tekrar ispatladı. Bu albümü ile Hürriyet Gazetesi 31. Altın Kelebek Yarışmasında en iyi çıkışı yapan sanatçı ödülünü kazandı.
2006′ yılında 4. albümü Son Dans ile yeniden çıktı hayranlarının karşısına, Benim İçin
Facebook'ta Paylas
Son Eklenenler
- Ferhat Tunç’a 15 Yıl Hapis İstemi
- Orhan Gencebay’dan Yeni Albüm
- Ünlü radyocu evinde ölü bulundu
- Mehmet Ali Erbil: Google Hesaplaşması
- Sibel Kekilli, Son Filminde Türban Taktı
- Sanatçı Latif Doğan Kalp Krizi Geçirdi
- Ümmühan Uçar Bronz Madalya Kazandı
- Tatlıses; Müziği Bırakacağını Açıkladı
- Beyonce ve Mariah Carey
- Dizilerdeki Kadınlar Ortadoğu’da Model Oldu
- Kadınlar için Ne Kadar Acıklı Bir Şey!
- Dizinin Bitmesini Bir Türlü Hazmedemiyor
- RTÜK’ün Gözü Dizilerde
- Hülya Avşar Ayağını Kırdı
- KralFm Radyo Frekansları
- Sporcu Barış’ın Anısına
- Gala KahramanMaraş’ta!
- ‘Fatih Erkoç’ Mehmet’in Gezegeni’nde
- Ataşehir’de Market Soygunu
- ABD’nin Uzay Programı Sil Baştan









